hayat herşeye rağmen güzel

HEPİMİZ BİRER ÇATLAK TESTİYİZ :)

31/3/2006 · Kategori: hikayeler

     Çin'de bir adam, her gün boynuna dayadığı kalın sopanın iki ucuna asili testilerle dereden su taşırmış evine.. Bu testilerden birinin yan kısmında çatlak varmış... Diğeri ise hiç kusursuz ve çatlaksızmış ve her seferinde bu kusursuz testi adamın doldurduğu suyun tümünü taşır, ulaştırırmış eve..Ama her zaman boynunda taşıdığı testilerden çatlak olanı eve yari dolu olarak varırmış. İki sene her gün bu şekilde geçmiş. Adam her iki testiyi suyla doldurmuş ama evine vardığında sadece 1,5 testi su kalırmış... Tabiki kusursuz, çatlaksız testi vazifesini mükemmel yaptığı için çok gururlanıyormuş... Fakat zavallı çatlağı olan kusurlu testi, çok utanıyormuş. Doldurulan suyun sadece yarısını eve ulaştırabildiği için de çok üzülüyormuş. İki yılın sonunda bir gün, görevini yapamadığını düşünen çatlak testi, ırmak kenarında adama şöyle demiş:"Kendimden utanıyorum. şu yanımdaki çatlak nedeniyle, sular eve gidene kadar akıp gidiyor.." Adam gülümseyerek dönmüş testiye; "Göremedin mi? yolun senin tarafında olan kısmı çiçeklerle dolu. Fakat kusursuz testinin tarafında hiç yok. Çünkü ben başından beri senin kusurunu, çatlağını biliyordum.. Senin tarafına çiçek tohumları ektim. Ve hergün o yolda ben su taşırken, sen onları suladın.. 2 senedir o güzel çiçekleri toplayıp, masamı süslüyorum. Sen kusursuz olsaydın, o çatlağın olmasaydı, evime böyle güzellik ve zarafet veremeyecektim" diye cevap vermiş..

Öyküden alacağımız ders: Her birimizin kendine has kusurları vardır. Hepimiz birer çatlak testiyiz.. Fakat sahip olduğumuz bu kusurlar ve çatlaklardır hayatlarımızı ilginç yapan, mükafatlandıran, renklendiren.. Etrafınızdaki her kişiyi, oldukları gibi kabullenin.. Dışlarındaki kusurları değil, içlerindeki güzellikleri görün...Yıllar önce Dale Carnegie demişti ki: "'Herkese portakal gelirken, niye bana ekşi limon geldi?' diyeceğinize, limonunuzla limonata yaparak herkesten farklılığı yaşayın..."

Kalıcı Bağlantı Yorum (7) Yorum yaz!

BİR BİLGİNE SORMUŞLAR...

26/3/2006 · Kategori: hikayeler

BİR BİLGİNE SORMUŞLAR...

Sormuşlar bir bilgine: HAYAT ne? Diye..Demiş bilgin; iki yönlü bir yol devam eder bilinmeze. Sen görmemezlikten gelsen de vardır bir yoldaş her köşesinde. Bazen çıkarsın zorlukla dar bir yokuştan bazen de aşarsın dertleri sanki uçuyormuş gibi inerek buradan.

Peki, SEVGİ nedir? Demiş biri..Kalbine sığmayacak kadar geniş.Dedikodusunu yapamayacağın kadar temiz, kokusunu alamayacağın kadar uzak
hayal edemeyeceğin kadar yakın...

Ya KORKU nedir? Diye atılmış diğeri. Bir yağmur damlasındaki barut kokusu. Belki de saklanılan bir hayal yontusu ya bir miniğin haykırırışı, ya da yüreği yaralı bir kuşun feryadı.

Peki ya UMUT nerededir? Diye atılmış bir umut avcısı.Bilinmezde değildir bilirim, demiş yerini kaygılı ve tasalı.Aradın boşuna heryeri ama unuttun en kolay yeri besbelli..Bunu derken işaret etti insanın en derinden yaralanan yerini.

Peki DOST kimdir? Diye sormuş biri. Demiş; paylaştın mı sevgini, korkunu, ümidini ve yenilgini, verdin mi desteğini, sordun mu halini, yolladın mı yüreğini, ağladın mı onun gibi.

Hissettin mi DOSTLUĞU? Demiş diğeri. Bilgin demiş: Karşılığı olmadan verilir mi hiç yürekteki sevgi?

Dostluk dediğin; tek bir ruhun, iki ayrı bedende dirilmesi..

Kalıcı Bağlantı Yorum (8) Yorum yaz!

« Önceki ::

; **Sana Gitme Demeyeceğim..Ama Gitme Lavinya..Adını Herkesten Gizleyeceğim..Sende Bilme LAVİNİA**